Feb 10, 2026

Kıymetli Evrakta Aval ve Kefalet Sözleşmesi

Feb 10, 2026

Kıymetli Evrakta Aval ve Kefalet Sözleşmesi

Ticarî hayatta borç ilişkilerinin güvence altına alınması, özellikle kambiyo senetlerine dayalı işlemlerde büyük önem taşımaktadır. Bu ihtiyaca cevap veren teminat kurumlarından biri avaldir. Aval, kambiyo senetleri hukukuna özgü bir kişisel teminat olup, alacaklının alacağını güvence altına almayı ve senedin tedavül kabiliyetini artırmayı amaçlar. Bu çalışmada aval kurumu, temel özellikleri ve kefalet sözleşmesi ile farkları çerçevesinde kısa ve sistematik biçimde ele alınacaktır.

Aval Kavramı ve Hukukî Niteliği

Aval, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 700–702. maddeleri arasında düzenlenmiş olmakla birlikte kanunda tanımlanmamıştır. Doktrinde genel olarak aval; kambiyo senedinden doğan bir borcun, kıymetli evrak hukuku hükümlerine göre teminat altına alınması şeklinde tanımlanmaktadır.

Avalin hukukî niteliği bakımından baskın görüş, avalin maddî anlamda asıl borçtan bağımsız bir teminat olduğu yönündedir. Şekle ilişkin bir geçersizlik bulunmadıkça, asıl borcun hükümsüzlüğü avalin geçerliliğini etkilemez. Bu yönüyle aval, fer’i nitelik taşıyan kefaletten ayrılmaktadır.

Avalin Kuruluşu ve Şekli

Aval, varması gereken bir irade beyanı ile kurulur ve yalnızca poliçe veya alonj üzerinde verilebilir. Ayrı bir belge ile aval verilmesi mümkün değildir. TTK m. 701 uyarınca aval, “aval içindir” veya benzeri bir ibare yazılması ve aval veren tarafından imzalanması suretiyle gerçekleştirilir. İmza yeterli olup avalistin adının yazılması zorunlu değildir.

Avalin kimin lehine verildiğinin belirtilmesi gerekir; aksi hâlde aval, düzenleyen lehine verilmiş sayılır. Muhatap ve düzenleyen dışındaki bir kişinin poliçenin ön yüzüne attığı açıklamasız imza da aval olarak kabul edilmektedir.

Aval Verenin Sorumluluğu

Aval veren, lehine aval verdiği kişi gibi sorumludur (TTK m. 702/1). Bu sorumluluk müteselsil niteliktedir. Alacaklı, borçlular arasında bir sıra gözetmeksizin doğrudan aval verene başvurabilir. Aval veren, lehine aval verdiği kişinin kişisel def’ilerini hamile karşı ileri süremez.

Poliçe bedelini ödeyen aval veren, lehine aval verdiği kişiye ve ona karşı sorumlu olan diğer müracaat borçlularına rücu edebilir (TTK m. 702/3).

Aval ile Kefaletin Karşılaştırılması

Kefalet sözleşmesi, Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen ve fer’i nitelik taşıyan bir teminat türüdür. Asıl borcun sona ermesi kefaleti de sona erdirir. Aval ise maddî anlamda asıl borçtan bağımsızdır.

Şekil şartları bakımından da iki kurum arasında önemli farklar bulunmaktadır. Kefalet, yazılı şekle ve sıkı geçerlilik şartlarına tâbidir. Avalde ise senet veya alonj üzerine konulan imza yeterlidir. Ayrıca kefalette eşin rızası aranırken, aval bakımından bu şart uygulanmaz. Yargıtay da yerleşik içtihatlarında, kefalete ilişkin hükümlerin avale uygulanamayacağını kabul etmektedir.

Aval, kambiyo senetlerine özgü, kayıtsız ve şartsız bir teminat olup ticarî hayatın güven ve hız ihtiyacına hizmet etmektedir. Maddî anlamda asıl borçtan bağımsız olması ve müteselsil sorumluluk doğurması, avali kefalet başta olmak üzere diğer kişisel teminat türlerinden ayırmaktadır. Bu özellikleriyle aval, kıymetli evrak hukukunda alacaklının korunmasını sağlayan temel kurumlardan biridir.

Lawyer portrait photo

Passus

passuslawblog@gmail.com