
Feb 9, 2026
CMK m.229 Kapsamında Oyların Toplanması ve Hükmün Oluşumu

Feb 9, 2026
CMK m.229 Kapsamında Oyların Toplanması ve Hükmün Oluşumu
Ceza muhakemesinde hükmün oluşum süreci yalnızca maddi hukukun doğru uygulanmasına değil, kararın hangi usulle alındığına da sıkı sıkıya bağlıdır. Bu bağlamda Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 229. maddesi, uygulamada çoğu zaman gözden kaçırılan ancak hükmün sonucunu doğrudan etkileyebilen önemli bir düzenleme içermektedir.
CMK m.229’a göre, mahkeme başkanı, kıdemsiz üyeden başlayarak oyları ayrı ayrı toplar ve en sonra kendi oyunu verir (m.229/1). Mahkeme başkan ve üyelerinden hiçbiri herhangi bir konu veya sorun üzerinde azınlıkta kaldığını ileri sürerek oylamaya katılmaktan çekinemez (m.229/2). Oylar dağılırsa sanığın en çok aleyhine olan oy, çoğunluk meydana gelinceye kadar kendisine daha yakın olan oya eklenir(m.229/3).
Bu düzenleme özellikle oyların farklı ceza miktarları üzerinde yoğunlaştığı durumlarda somut sonuçlar doğurmaktadır. Örneğin; üç kişilik bir heyette mahkeme başkanının 4 yıl, kıdemsiz üyenin 5 yıl ve kıdemli üyenin 6 yıl hapis cezası yönünde oy kullandığı bir durumda, oylar dağılmıştır. CMK m.229/3 uyarınca, sanığın en aleyhine olan 6 yıl yönündeki oy, kendisine en yakın olan 5 yıl oyuna eklenir. Böylece çoğunluk sağlanmış olur ve hüküm ikiye bir oyla 5 yıl hapis cezası şeklinde kurulmuş sayılır. Dikkat edilmelidir ki bu süreçte başkanın, kıdemli üyenin veya kıdemsiz üyenin oyları arasında herhangi bir üstünlük bulunmamaktadır; heyetteki tüm oylar hukuken eşit değerdedir. Mahkeme başkanının üstünlüğü, yalnızca duruşmayı sevk ve idare etme yetkisiyle sınırlıdır.
Oylamaya kıdemsiz üyeden başlanmasının altında yatan gerekçe de bu eşitliği fiilen güvence altına almaya yöneliktir. Amaç, kıdemsiz üyenin, kendisinden daha kıdemli üyenin ya da mahkeme başkanının görüşünden etkilenmesini ve dolaylı biçimde oyların tek bir yönde toplanmasını engellemektir. Bu usul, kararın serbest iradeyle ve bağımsız biçimde oluşmasını sağlamaya yöneliktir.
Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2019/230 Esas, 2020/449 Karar sayılı ilamında da bu husus açık biçimde vurgulanmıştır. Kararda, CMK m.229/1’de öngörülen oylama sırasının, kıdemsiz üyenin mahkeme başkanının veya kıdemli üyenin oyundan etkilenmemesini sağlamak amacı taşıdığı belirtilmiş; hâkimlerin mesleki tecrübesine dayanılarak bu düzenlemenin göz ardı edilemeyeceği ifade edilmiştir. Yasa koyucunun, oylama biçimini açıkça belirleyerek rastgele ve düzensiz oy kullanımını yasakladığı, bu kurala aykırılığın oylama sonucuna etkisinin bulunduğunun bizzat yasa tarafından kabul edildiği ve uygulayıcının takdirine bırakılamayacağı özellikle vurgulanmıştır.
Sonuç olarak CMK m.229, yalnızca şekli bir oylama kuralı değil, hükmün içeriğini ve sanık aleyhine veya lehine doğacak sonucu belirleyebilen, ceza muhakemesinin güvencelerinden biridir. Kanun koyucu tarafından açık biçimde düzenlenmiş olmasına rağmen, bu kuralın doktrinde çoğu zaman soyut aktarım düzeyinde bırakıldığı, somut örneklerle yeterince açıklanmadığı; uygulamadaki işlevinin ise bu nedenle gözden kaçabildiği görülmektedir.

Kaynakça:
– CMK m.229 (mevzuat.gov.tr)
– Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2019/230 E., 2020/449 K.
– Keskinsoy, Ö. / Soylu, M., Ceza Muhakemesi Hukuku, Monopol Yayınları, Ankara, 2025, 5. Baskı.